YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3045
KARAR NO : 2012/6139
KARAR TARİHİ : 30.05.2012
Irza geçme suçundan sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan beraatine dair Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05.10.2006 gün ve 2005/183 Esas, 2006/479 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdur vekilinin sanığın cezalandırılmasını istemesine karşın CMK.nın 238/2. maddesi gereğince katılma hususunda bir karar verilmemiş ise de;
CMK.nın 260/1. maddesine göre, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, suçtan zarar gören mağdur vekilinin sanığın cezalandırılmasını istediğini beyan ettiği ve mahkemece verilen hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere mağdurun katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdur …’un davaya katılmasına ve vekil Av. …’ın katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilerek yapılan incelemede;
Suç unsuruna etkisi bakımından mağdurun Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas kuruluna sevki sağlanarak, suç tarihi itibarıyla akıl hastası olup olmadığı, kendisine karşı işlenen eylemin ahlaki kötülüğünü idrak edip edemeyeceği, fiile karşı mukavemete muktedir olup olmadığı ve akıl hastalığı var ise, bu hastalığının ruh ve beden bakımından kendisini savunmasına mani olacak mahiyet ve derecede bulunup bulunmadığı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği hususlarında ve Çanakkale Devlet Hastanesi Hariciye Uzmanı tarafından düzenlen 23.05.2005 günlü raporda kronik livata bulguları bulunduğunun, ancak Çanakkale Adli Tıp Şubesi uzmanınca düzenlenen 03.06.2005 tarihli raporda ise akut veye kronik livata bulgusuna rastlanmadığının belirtilmesi karşısında çelişkinin giderilmesi için bu konuda da Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas dairesinin rapor alınmasından sonra sonucuna göre, sanığın hukuki durumlarının tayin ve takdiri gererekirken, eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.