Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/3068 E. 2012/7575 K. 02.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3068
KARAR NO : 2012/7575
KARAR TARİHİ : 02.07.2012

Çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan sanık …’ün yapılan yargılaması sonunda; eylemlerinin çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını oluşturduğunun kabulü ile mahkûmiyetine dair Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.12.2007 gün ve 2006/259 Esas, 2007/293 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık hakkında verilen cezanın miktarına göre, 15.07.2005 günlü Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 5560 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 23. maddesi uyarınca mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 12.03.1990 gün ve 1990/8-3-70, 09.10.2007 gün ve 2007/11-44-200 sayılı kararlarında vurgulandığı gibi, bir olayın açıklanması sırasında başka bir hadiseden söz edilmesi o hadise hakkında da dava açıldığını göstermeyeceği ve dava konusu yapılan eylemin açıklıkla ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, buna karşılık 23.06.2006 günlü iddianamede, sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan dava açıldığı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı halde, bu eksikliğin ancak kamu davası açılmak suretiyle giderilebileceği gözetilmeden, sanığa ek savunma verilip yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurularak CMK.nın 225. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 02.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.