YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3075
KARAR NO : 2012/6114
KARAR TARİHİ : 29.05.2012
Irza geçme, reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve evlenme akdi olmaksızın evlenmenin dinî merasimini yaptırma suçlarından sanık …, ırza geçme ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanıklar … ve …, evlenme akdi olmaksızın evlenmenin dinî merasimini yaptırma suçundan sanık … … ile kanunun evlenmelerini menettiği kimselerin evlenmelerine … gösterme suçundan sanık …’ın yapılan yargılamaları sonunda;… ve …’un çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetlerine, ….’in reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve evlenme akdi olmaksızın evlenmenin dinî merasimini yaptırma, …, …. ve …’un reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma, …’nın evlenme akdi olmaksızın evlenmenin dini merasimini yaptırma suçlarından beraatlerine dair Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 01.05.2006 gün ve 2005/493 Esas, 2006/167 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve evlenme akdi olmaksızın evlenmenin dinî merasimini yaptırma, sanık … hakkında evlenme akdi olmaksızın evlenmenin dinî merasimini yaptırma, sanıklar … ve …. hakkında reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından kurulan beraat hükümlerin incelenmesinde;
Sanıklara isnat olunan suçlara 765 sayılı TCK.nın 430/2. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2 maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 14.07.2000 tarihinden 5 ay öncesi ile inceleme günü arasında bu sürelerin geçtiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanıklar …, … ve … haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;Olay tarihinde şüphelinin babası … hayatta bulunduğuna göre, annesi olan sanık …’nin yaşam koşulları gereği aile içerisindeki sosyal konumu, savunması ve tüm deliller karşısında suça bilinçli iştirakinin bulunmadığı gözetilmeyerek beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Sanıklar …, … ve …’un eylemlerine uygulanacak lehe kanunun belirlenmesi amacıyla suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.ya göre kıyaslama yapılırken, eylem teselsül etmesi nedeniyle aynı Kanunun 80. maddesinin uygulanacağı düşünüldüğü halde, 5237 sayılı TCK.nın bu maddeye karşılık gelen 43. maddesinin uygulanması gerektiği düşünülmeyerek lehe kanunun yanlış belirlenmesi,
CMK.nın 225/1. maddesinin “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir” şeklinde olduğu, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 26.04.2002 tarihli iddianamesi ile sanık … hakkında mağdura yönelik diğer sanık …’in gerçekleştirdiği ırza geçme ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma eylemlerine yardım ettiği iddiasıyla ilgili açılmış bir davanın bulunmadığı, buna göre; belirtilen eylemlerle ilgili usulünce dava açılması sağlandıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken yalnızca lehe olduğunun kabulüyle 5237 sayılı TCK.nın 103/2, 39/1 ve 53. maddelerinden ek savunma … tanınmasıyla yetinilerek sanık …’un çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan beraatine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre ise;
Tüm dosya kapsamına göre sanık …’in birlikte yaşadıkları yaklaşık beş aylık dönemde mağdure ile birçok kez ilişkide bulunmak suretiyle eylemini teselsül ettirdiği ve sanıklar … ve …’un bu eylemlere de yardım ettikleri anlaşıldığı halde haklarında TCK.nın 43. maddesinin uygulanmaması suretiyle noksan ceza tayini,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin kazanılmış hak saklı kalmak üzere 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 29.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.