Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/3308 E. 2012/792 K. 06.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3308
KARAR NO : 2012/792
KARAR TARİHİ : 06.02.2012

Irza geçme suçlarından sanık …’nin bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan 4 kez mahkûmiyetine dair … 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.10.2006 gün ve 2006/228 Esas, 2006/454 Karar sayılı hükümlerin Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek cezası 12 ay 20 gün hapis cezasına indirilmiş ise de; CMUK.nın 326/son maddesinin sonuç cezayı değil, infaz edilebilecek cezanın miktarını belirlediği, tayin edilen asıl cezanın 8 yıl 4 ay hapis olup, lehe kanun yolu davası üzerine aleyhe değiştirmeme kuralı gereğince hakkında bu ceza uygulanmayan sanığın, hükümlerden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231. maddesi maddesinin uygulanması, önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif cezadan ötürü ikinci kez ve başka bir biçimde yararlandırması anlamına geleceğinden, olayda bu düzenlemenin uygulama yerinin bulunmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 23.03.2004 gün ve 2004/6-41 Esas, 2004/70 sayılı kararında açıklandığından bu hususta bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa uygun kabule göre, sanığın suç tarihlerinde 15 yaşını bitirmemiş bulunan mağdureyi fuhşa teşvik ederek para karşılığında değişik erkeklere pazarlayıp, mağdurenin cinsel ilişkide bulunmasını sağlamak suretiyle dört erkeğin ırzına geçme fiiline müteselsil biçimde asli surette iştirak ettiği anlaşılmasına göre, eylemlerinin suç tarihlerinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nın 79 ve 64. maddeleri yollamasıyla 414/1 ve 80. maddelerinde düzenlenen suçu oluşturduğu ve buna göre suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nın hükümleriyle lehe aleyhe kanun değerlendirmesi yapılarak lehe olan kanun hükümlerinin uygulanması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin ceza miktarı itibarıyla sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 06.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.