Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/3403 E. 2012/7555 K. 02.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3403
KARAR NO : 2012/7555
KARAR TARİHİ : 02.07.2012

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı ve tehdit suçlarından sanık …’nun yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.11.2007 gün ve 2006/299 Esas, 2007/350 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında tehdit suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Sanığın üzerine atılı eylemin 5237 sayılı 106/1. maddesi kapsamında kaldığı ve anılan maddede öngörülen cezanın üst sınırı ve sanığın suç tarihinde 15 yaşını bitirmemiş olması itibarıyla, aynı Kanunun 66/1-e ve 66/2. maddelerine göre 4 yıllık asli zamanaşımına tâbi oldukları, hükmün verildiği 29.11.2007 tarihiyle inceleme günü arasında bu sürelerin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.05.2010 gün ve 2010/4-110 sayılı Kararına ve Adli Tıp Kurumu Kanununun 7 ve 23. maddelerine göre, suç tarihinde çocuk olduğu anlaşılan mağdurun ruh sağlığının bozulduğuna dair raporun düzenlenmesi sırasında, inceleme konusunun uzmanı olan çocuk psikiyatristi bulundurulmaması nedeniyle bu rapora dayanılamayacağı gözetilerek, dava dosyası yeniden Adli Tıp Kurumuna gönderilerek, içerisinde çocuk psikiyatristinin de bulunacağı ihtisas kurulundan mümkünse dosyadaki bilgi ve belgelere göre mağdurun ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda usulüne uygun rapor alındıktan sonra, sanık hakkında TCK.nın 103. maddesinin 6. fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken, söz konusu rapora dayanılarak mağdurun ruh sağlığının bozulduğunun kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Uygulamaya göre de:
Sanık hakkında hüküm kurulurken verilen cezadan yaş küçüklüğü nedeniyle, 5237 sayılı TCK.nın 31/2. maddesi gereğince yapılacak 1/2 oranındaki indirim sonucunda bulunan 7 yıl 6 ay hapis cezasının aynı maddenin son cümlesi uyarınca 7 yıla indirilmesi ve takdiri indirimin bu ceza üzerinden yapılması gerekirken, 7 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden yapılması suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.