Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/3425 E. 2012/56 K. 09.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3425
KARAR NO : 2012/56
KARAR TARİHİ : 09.01.2012

Irza geçme, kamu malına zarar vermek, geceleyin mesken masuniyetini ihlal, görevli memura sövme ve mütecaviz sarhoşluk suçlarından sanıklar … ve …’nun yapılan yargılamaları sonunda; ırza geçme eyleminin basit cinsel saldırı suçu olarak kabulü ile tüm atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.11.2006 gün ve 2005/156 Esas, 2006/584 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanıklar hakkında, saldırgan sarhoşluk suçundan dolayı 5326 sayılı Kabahatler Kanunun 35. maddesine göre tayin olunan ayrı ayrı 50,00 YTL. idari para cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin hükümlerin aynı Kanunun 29. maddesi uyarınca itirazı kabil olup temyizi mümkün bulunmadığı cihetle CMK.nın 264. maddesi hükmü de gözetilerek temyiz dilekçelerinin itiraz mahiyetinde kabulü ile mahallinde merciince değerlendirilmesi mümkün görülmekle, incelemenin ırza geçme, kamu malına zarar vermek, geceleyin mesken masuniyetini ihlal ve görevli memura sövme suçlarından kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında geceleyin mesken masuniyetini ihlal ve görevli memura sövme suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Oluşa uygun mahkemenin kabulüne göre sanıklara atılı suçların Kanunda öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla 765 sayılı TCK.nın 102/4. maddesine göre 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, mahkûmiyet hükümlerinin verildiği 24.11.2006 tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanıklar hakkında kamu malına zarar vermek suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5252 sayılı Kanunun 5/3, 765 sayılı TCY.nın 2/2 ve 81/3. maddeleri karşısında sanık …’un tekerrüre esas alınan ilamındaki 355.998.500 TL. ağır para cezası nedeniyle özgürlüğü bağlayıcı cezasında yapılan artırımın 3 günden fazla olamayacağı gözetilmeden yazılı biçimde uygulama yapılarak fazla cezaya hükmolunması,
Sanıkların Yeni Türk Lirası olarak belirlenen adli para cezalarının, 5083 sayılı Kanunun 1 ve 2, 5252 sayılı Kanunun 5/1, Bakanlar Kurulunun hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren 04.04.2007 gün ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası olarak belirlenmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükümlerin bu sebeplerden dolayı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetlerin yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak, hükümlerde yer alan “YTL” ibarelerinin “TL” olarak değiştirilmesi; sanık … hakkında 765 sayılı TCK.nın 516/3, 522 ve 81/2-3. maddeleri uyarınca hükmolunan 4 ay 20 gün hapis ve 175,00 YTL. adli para cezasının inceleme tarihinde yürürlükte olan 5252 sayılı Kanunun 5/3. maddesinde belirtilen 100.000.000 TL. gözönüne alınarak “4 ay 3 gün hapis ve 175,00 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına” şeklinde değiştirilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanıklar hakkındaki basit cinsel saldırı suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyizlere gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıklarla arasında husumet bulunmayan ve polislerce sanıkların çıktığı odada çıplak olarak bulunan mağdurenin aşamalarda ve olayın sıcağı sıcağına verdiği, elektrikleri kesik olan karanlık odada önce …’ın, peşinden de elinde bıçak bulunan …’ın zorla ırzına geçerek dışarıya boşaldıkları şeklindeki beyanlarının dosya kapsamı, adli raporlar ve 12.03.2005 gün ve 04.30 saatli tutanak içeriği ve tanık beyanları ile de uygunluk arzetmesi karşısında, sanıkların aynı zaman ve mekanda birbirlerini takiben zorla ırza geçme eylemlerini gerçekleştirdiklerinin sabit olduğu, mağdurenin direncini kırıp birbirlerine yardımcı olan sanıklardan her birinin bizzat gerçekleştirdiği eylemle birlikte diğer sanığın eylemine de fail olarak katılmış olmasından dolayı haklarında bu suçun nitelikli unsuru olan birden fazla kişi ile işlenme hali ile birlikte teselsül (zincirleme suç) hükümlerinin de uygulanması gerektiği gözetilerek, 5252 sayılı Kanunun 9/3 ve CMK.nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan hükümlerin belirlenerek cezalandırılmalarına karar verilmesi gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek basit cinsel saldırı suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin kazanılmış haklar saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 09.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.