YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3638
KARAR NO : 2012/7167
KARAR TARİHİ : 21.06.2012
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar …, …, …, … ve …’ın yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair Kınık Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 13.12.2006 gün ve 2006/163 Esas, 2006/211 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık …’in evlenmek amacıyla mağdureyi kaçırdığı ve diğer sanıklarında bu sanığın eylemine iştirak ettikleri halde, tüm sanıklara verilen cezaların 5237 sayılı TCK.nın 109/5. maddesi uyarınca artırılmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık … hakkında hükmolunan hapis cezasının kazanılmış hak uygulaması nedeni ile iki yılın altına düştüğü, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 04/03/2008 gün ve 2008/6-47 Esas, 2008/43 sayılı Kararında vurgulandığı gibi yanılgılı uygulama nedeniyle bir kez daha sanık lehine atıfet tanınamayacağından, bu nedenle 5271 sayılı CMK.nın 5560, 5728 ve 6008 sayılı Kanunlarla değişik 231. maddesinin uygulanamayacağı gözetilerek tebliğnamede bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıklar hakkında sanıkların 5237 sayılı TCK.nun 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun yalnız “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile koşullu salıverilmesine kadar”, “diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” sürmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilerek 53/3. maddesine aykırılık yapılması ve sanık … hakkında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesi gereğince mükerrirler hakkında denetim süresi belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek mahkemeye ait olmasına rağmen, mahkemece bu sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, ayrıca denetimlik serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarına “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinin koşullu salıverilmesine kadar, diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresi eklenmesi ve sanık … ile ilgili hüküm fıkrasında yer alan “5237 sayılı TCK.nın 58/7. maddesi gereğince sanığın cezasının infazından sonra 3 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına” bölümündeki “3 yıl süre ile” ibaresinin çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.