Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/365 E. 2011/457 K. 04.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/365
KARAR NO : 2011/457
KARAR TARİHİ : 04.10.2011

Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanıklar … ve …’nin yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’nin beraatine, diğer sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine dair Ayancık Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 22.12.2010 gün ve 2008/26 Esas, 2010/215 Karar sayılı hükümlerin Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık … hakkında verilen beraat kararını sanık müdafiin temyiz etmesinde hukuki yarar bulunmadığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan CMUK.nun 317. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddi ile incelemenin sanık … hakkındaki hüküm ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.05.2010 gün ve 2010/4-110 sayılı kararına ve Adli Tıp Kurumu Kanununun 7 ve 23. maddelerine göre, suç tarihinde çocuk olduğu anlaşılan mağdurenin muayenesi ve hakkındaki raporun düzenlenmesi sırasında, inceleme konusunun uzmanı olan çocuk psikiyatrisi uzmanı bulundurularak beden ve ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda rapor alınması gerekirken, usûlüne uygun teşekkül etmeyen Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun düzenlediği rapora itibar edilerek hüküm kurulması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Mahkemece tekerrüre esas kabul edilen ilam incelendiğinde; Ayancık Asliye Ceza Mahkemesince 11.09.2002 gün ve 18-119 sayı ile sanığın 765 sayılı TCK.nun 193/2. maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 647 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca hapis cezasının paraya çevrilmesi suretiyle 854.193.600 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına ve ertelenmesine dair verilen hükmün, Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 07.06.2011 gün ve 2011/9-88 Esas, 2011/116 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; kesin nitelikte olmaması ve başkaca yasal engeli taşımaması nedeniyle tekerrüre esas oluşturacağı;
hükümlerin infazında tereddüt yaratmayacak şekilde sanığın TCK.nun 53/1. maddesinin (a), (b), (d) ve (e) bendlerinde sayılan haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde sayılan haklardan ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun kılınmasına karar verildiği anlaşıldığından tebliğnamede bu hususta bozma ve düzelterek onama isteyen görüşlere iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 04.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.