YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3828
KARAR NO : 2012/6362
KARAR TARİHİ : 05.06.2012
Irza geçme suçundan sanıklar …, …, …, … ve …’in yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’un atılı suçtan, sanıklar …, …, … ve … lehe sonuç doğurduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK.nın hükümlerine göre nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkûmiyetlerine dair … 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.03.2008 gün ve 2001/412 Esas, 2008/150 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yol kontrolü sırasında durumundan şüphelenerek olayı araştırıp ortaya çıkaran kolluk görevlilerinin ilk izlenimlerine göre düzenledikleri 13.04.1999 tarihli tutanakta mağdurenin akli dengesinin yerinde olmadığına dair açıklamada bulunmaları ve bu tutanak mümzilerinden tanık olarak dinlenen …’in mağdurenin hal ve hareketlerinden akli dengesinin yerinde olmadığını anladıkları şeklindeki beyanı, Cumhuriyet Savcılığında düzenlenen 14.04.1999 tarihli tutanakta mağdurenin konuşamadığı, konuşmaları anlamadığı ve sorulan sorulara cevap veremediğinin belirtilmesi, mağdurenin huzurevine teslim edilmesi üzerine sosyal çalışmacı tarafından düzenlenen 15.04.1999 tarihli sosyal inceleme raporunda, sorulara tutarlı ve mantıklı cevap veremediği, ruhsal ve zihinsel sağlığının yerinde olmadığı yönünde belirtiler bulunduğu, tek başına yaşayamayacak durumda görüldüğünün açıklanması, … Devlet Hastanesinin psikiyatri uzmanı tarafından düzenlenen 14.04.1999 ve 16.04.1999 tarihli raporlarında mağdurede mental retardasyon hali bulunduğu ve maruz kaldığı fiilin ahlakî kötülüğünü kavrayamayacağının ifade edilmesi, olayın gerçekleşme ve ortaya çıkma şekli, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamı karşısında, mağdurede bulunan zeka geriliğinin fiile ruhsal bakımdan mukavemet etmesine mani olduğu, kendisine karşı işlenen eylemin ahlaki kötülüğünü idrak edemeyeceği ve durumunun hekim olmayanlarca da anlaşılabildiği açıkça anlaşıldığından, tebliğnamedeki bu konularda Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğinden bahisle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, yerinde görülmeyen sanıklar müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 05.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.