YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/4213
KARAR NO : 2012/2388
KARAR TARİHİ : 29.02.2012
Fuhuş suçundan sanıklar …, …, … ve …’ın yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair Sarıgöl Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 03.04.2007 gün ve 2006/4 Esas, 2007/58 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Aşamalarda mağdurenin ve sanıkların, mağdure … ‘nin yaşı konusunda herhangi bir itiraz ileri sürmemeleri, mağdurenin kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından yapılan tüm araştırmaya rağmen bulunamayarak, beyanının alınamaması, dosya içerisinde mevcut mağdureye ait nüfus kayıt örneğinde doğum tarihi ile tescil tarihi arasında yaş konusunda tereddüt doğuracak bir şüphe bulunmaması nedeniyle, tebliğnamede mağdurenin doğum kaydının getirtilerek gerçek yaşının tespitinden sonra karar verilmesi yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen, sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıklar hakkında mahkûmiyetin sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek hükümlerin bu sebepten dolayı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak hükümlerde yer alan TCK.nın 53/1-a,b,c,d,e maddesi gereğince kurulan hak yoksunluğunun ve cezanın infazından sonra ceza süresi kadar denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ibarelerinin hükümlerden çıkartılarak, yerlerine “TCK.nın 53/1, (a), (b), (d), (e) maddelerinde öngörülen haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, TCK.nın 53/3. maddesi uyarınca TCK.nın 53/1. maddesinin (c) bendinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinin koşullu salıverilmesine kadar diğer kişiler yönünden ise vesayet ve kayyımlık yetkilerinin hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.