YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/4338
KARAR NO : 2012/8697
KARAR TARİHİ : 20.09.2012
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar …, …, … ve …’ın yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair Sivrihisar Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 30.11.2006 gün ve 2006/134 Esas, 2006/265 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafii ve Üst Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Üst Cumhuriyet Savcısının hükmü CMUK.nın 310. maddesinin 3. fıkrasında öngörülen ve tefhimden başlayan bir aylık süreden sonra 05.01.2007 havale tarihli süre tutum dilekçesiyle temyiz ettiği anlaşıldığından, süresi içinde yapılmayan temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin sanıklar müdafiin temyiziyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Dosyada bulunan nüfus kaydına göre sanık …’ın 12.06.1986 olan doğum tarihinin kararda 25.05.1982 olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüş, suçun niteliğine etkisi bakımından mağdurenin nüfus kaydı getirtilmeden hüküm kurulması, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla nüfus kayıt örneği temin edildiğinden, CMK.nın 236/3. maddesi gereği mağdur çocuk dinlenirken yanında psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişi bulundurulmaması ise, mağdure inceleme tarihi itibarıyla 18 yaşını doldurmuş olup telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Mağdure ve tanık beyanları, sanık savunmaları ile tüm dosya içeriğinden; sanıkların aynı irade birliği içinde hareket ederek önceden plakasını söktükleri otomobille Düzce ilinden Bursa iline gelerek, okula gitmekte olan mağdureyi cinsel amaçla zorla araca bindirip götürmek suretiyle hürriyetinden yoksun kılma eylemlerini TCK.nın 37. maddesi kapsamında iştirak halinde işlediklerinin anlaşılması karşısında, sanık … hakkında TCK.nın 39. maddesinin uygulanması gerektiği yönündeki tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafiin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mahkemece sanıklar hakkında TCK.nın 53/1. maddesi gereğince uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c. madde ve bendinde sayılan velayet …, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca TCK.nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerin hükümden çıkartılarak, yerine “Sanıklar hakkında TCK.nın 53. maddesinin 1. ve 2. fıkrası ile 3. fıkrasının 1. cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.