YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/4502
KARAR NO : 2012/1930
KARAR TARİHİ : 21.02.2012
KARAR
Cinsel taciz suçundan sanıklar … ve …’ın yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçtan sanık …’un mahkûmiyetine, sanık …’ın beraatine dair Burdur Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 03.07.2007 gün ve 2006/616 Esas, 2007/419 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı, Sanık … müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık … hakkında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyize gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas 2009/13 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığının belirtilmesi ve olayda da katılanın dosyaya yansıyan maddi bir zararının da bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında katılanın zararının giderilmemesi nedeniyle 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Suç tarihinde onsekiz yaşından küçük olan sanık … hakkındaki 2 ay 1 günden ibaret kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın TCK.nın 50/3. maddesi gereğince aynı maddenin 1. fıkrasında belirtilen tedbirlerden birine çevrilmesi gerekeceğinin düşünülmemesi,
../..
-2-
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.