YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/4516
KARAR NO : 2012/10837
KARAR TARİHİ : 06.11.2012
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve tehdit suçlarından sanık … ve tehdit suçundan sanık …’ın yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’ın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine, tehdit suçundan beraatine, sanık …’in atılı suçtan beraatine dair, Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.05.2008 gün ve 2007/46 Esas, 2008/68 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık … müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi:
Hükmü temyiz eden katılan vekilinin 12.05.2008 havale tarihli dilekçesi ile sanık … hakkında verilen hükümleri temyiz ettiği, sanık … hakkında verilen beraat hükmünü temyiz etmediği anlaşılmakla, temyiz incelemesinin sanık … hakkında verilen hükümlere yönelik olarak yapılmasına karar verilerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında tehdit suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığa isnat olunan tehdit suçuna ilişkin 5237 sayılı TCK.nın 106/1 maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırı itibariye aynı Kanunun 66/1(e) ve 66/2. maddelerine göre, sanığın 12-15 yaş grubunda olması nedeniyle 4 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, sanık …’ın sorgu tarihi olan 15.05.2007’den inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322. ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE,
Sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine,
incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurun ruh sağlığına ilişkin olarak Çukurova Üniversitesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 30.01.2007 tarihli raporda “travma sonrası stres bozukluğu” belirtileri sergilediğinin belirtilmiş olmasına rağmen, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulun tarafından düzenlenen, mağdurun ruh sağlığının bozulmadığına ilişkin raporun çocuk psikiyatrisi uzmanı tarafından verilmemiş olması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 05.04.2011 gün ve 2011/56 Esas, 2011/76 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23/B ve 31. maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerinde, bir çocuk psikiyatrisinin zorunlu katılımı ile Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ölçütlerine göre oluşturulmuş bir heyetten, mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda rapor alındıktan sonra, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmayla hükme varılması,
Sanığın mağdura karşı gerçekleştirdiği sabit olan cinsel istismar eylemini, değişik zamanlarda bir suç işleme kararı ile gerçekleştirilmesine rağmen, zincirleme suça ilişkin TCK.nın 43/1 maddesi uyarınca cezanın artırılmaması,
Kanuna aykırı, sanık … müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.