Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/5077 E. 2012/9200 K. 01.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5077
KARAR NO : 2012/9200
KARAR TARİHİ : 01.10.2012

Irza geçme ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.10.2007 gün ve 2005/74 Esas, 2007/298 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve mağdur vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıktan şikâyetçi olan mağdure ve vekiline CMK.nın 238/2. maddesi uyarınca davaya katılmak isteyip istemedikleri sorulmamış ise de;
CMK.nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, suçtan zarar gören mağdure vekilinin de sanığın cezalandırılmasını isteyip mahkemece verilen hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdure …’nın davaya katılmasına ve zorunlu vekilininde katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilerek, katılan vekili ve sanık müdafiin temyizi üzerine yapılan incelemede;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, katılan vekilinin ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle ırza geçme suçundan kurulan hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükmün incelemesine gelince;
Sanığa isnat olunan reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçunun 765 sayılı TCK’nın 430/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli
ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 27.03.2004 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 01.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.