YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5228
KARAR NO : 2012/4459
KARAR TARİHİ : 17.04.2012
Cinsel taciz ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Aksaray 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 27.12.2007 gün ve 2007/239 Esas, 2007/561 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanığın 02.01.2008 tarihli temyiz dilekçesinin içeriğinden sadece kendisi hakkında kurulan hükümleri temyiz ettiği anlaşıldığından, temyiz incelemesi bu hükümlere sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık hakkında cinsel taciz suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Anayasa Mahkemesinin, 07.10.2009 tarih ve 27369 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 sayılı iki bin liraya kadar (iki bin dahil) para cezalarına dair hükümlerin temyiz olunamayacağına ilişkin 1412 sayılı CMUK.nın 305. maddesinin 3842 ve 5219 sayılı kanunlar ile değişik (1) numaralı bendinin Anayasa’ya aykırı olması nedeniyle iptaline ilişkin kararı 07.10.2010 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiş olmakla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.06.2005 gün ve 61/82 sayılı kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki yasal düzenlemenin dikkate alınması gerektiği bu itibarla hüküm tarihinde yürürlükte bulunan CMUK.nın 305/1. maddesi gereğince verilen cezanın miktarına göre kesin olan hükmün temyizi kabil olmadığından, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen mahkûmiyet hükümüne yönelik temyiz incelenmesine gelince;
Sanığın işlediği kabul olunan konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen kararda, cezanın ertelenmemesine yönelik gerekçede sanığın mahkemedeki davranışları dikkate alındığında bir daha suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmadığının bildirildiği, bu gerekçenin aynı zamanda hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına ilişkin gerekçeyi de içerdiği gözetilerek, tebliğnamede bu konuda bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 53/1. maddesi uyarınca uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan velayet …, vesayet veya kayyımlığa ait hakların koşullu salıverilmeye kadar kısıtlanması yerine, infaz süresince yoksun bırakılma kararı verilmesi, kanuna aykırı olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca, hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddesi gereğince hükmedilen hak yoksunluğu ile ilgili bölümün çıkarılarak bunun yerine “sanığın 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklardan koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.