YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5335
KARAR NO : 2012/12115
KARAR TARİHİ : 28.11.2012
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan beraatine dair Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.12.2007 gün ve 2007/224 Esas, 2007/419 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi mağdur vekili tarafından istenilmekle dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle gereği düşünüldü:
Sanıktan şikâyetçi olmadığını bildiren 15 yaşından büyük mağdureye, CMK.nın 234/2. maddesi uyarınca görevlendirilen vekilin, katılan vekili sıfatını taşımadığı gibi usûle uygun şekilde katılma talebi de olmadığı, bu itibarla mağdure vekilinin hükmü temyize … bulunmadığından, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 28.11.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
CMK.nın “Mağdur İle Şikâyetçinin Hakları” başlıklı 234. maddesinin 2. fıkrasında “Mağdur, on sekiz yaşını doldurmamış, sağır veya dilsiz ya da meramını ifade edemeyecek derecede malul olur ve bir vekili de bulunmazsa, istemi aranmaksızın bir vekil görevlendirilir.” hükmüne yer verilmiş, aynı maddenin 1-b/5. maddesinde “vekili bulunmaması halinde, cinsel saldırı suçu ile alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteme” hakkının da bulunduğu vurgulanmıştır.
Ceza yargılamasında CMK.nın 234/3. maddesindeki şartlarda istem halinde ya da zorunlu olarak bir vekil görevlendirileceği emredici bir norm haline getirilmiştir.
CMK.nın 266/3. maddesine göre sanıklara atanan zorunlu müdafiler, müvekkilleri lehine kanun yollarına başvurduklarında sanık ile iradelerinin çelişmesi halinde müdafiin iradesi geçerli sayılmaktadır. Zorunlu atanan sanık müdafileri ile ilgili hususta kanunda bir düzenleme bulunmakta ise de mağdurlara atanan zorunlu vekillerle ilgili bu hususa ilişkin kanunda herhangi bir düzenleme yoktur. Bu nedenle sorunun hallli için kıyas kurumuna başvurmakta hiçbir mahzur bulunmamaktadır. Zira kıyas yapılacak konu maddi ceza hukukuna ait bir konu olmayıp usul hukukuna ait bir müessesedir. Usul hukukunda ise kıyas mümkündür. Bu nedenle 18 yaşından küçük mağdureye atanan zorunlu vekil ile yasal temsilcilerinin arasında kanun yollarına başvurma konusunda çatışma çıkarsa sanık haklarına kıyasen zorunlu atanan mağdur vekillerinin de iradesine üstünlük tanınacaktır.
Somut olayımızda, 15 – 18 yaş grubu arasında olan mağdure sanıktan şikâyetçi olmamış ise de kanun yollarına başvuru … ile ilgili olarak zorunlu vekiller yönünden, kanun yollarına başvurmayı sağlayacak şekilde ve bununla sınırlı olmak üzere, şikâyet … ile davaya katılma … küçük mağdurenin yanında ve onlara paralel olarak mevcuttur. Zorunlu vekil duruşmada katılma talebinde bulunmamış olsa da, mağdurenin suçtan zarar gördüğü konusunda tereddüt olmaması, CMK.nın 260 ve 237. hükümleri, zorunlu vekilin sanığın cezalandırılmasını talep edip, kararı da temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koymuş olması karşısında, katılma talebinin kabulü ile temyiz incelemesinin yapılması kanaatinde olduğumdan, 18 yaşından küçük mağdur çocuğun zorunlu vekilinin temyiz isteminin reddine dair verilen dairemiz sayın çoğunluğunun kararına katılmıyorum.