Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/5501 E. 2012/9488 K. 04.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5501
KARAR NO : 2012/9488
KARAR TARİHİ : 04.10.2012

Kasten basit yaralama suçlarından sanık … ve çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık …’in yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair Akyazı Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 12.09.2007 gün ve 2006/215 Esas, 2007/451 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında kasten basit yaralama suçlarından verilen hükümlerin incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin, 07.10.2009 tarih ve 27369 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 Karar sayılı, iki bin liraya kadar (iki bin dahil) para cezalarına dair hükümlerin temyiz olunamayacağına ilişkin 1412 sayılı CMUK.nın 305. maddesinin 3842 ve 5219 sayılı Kanunlar ile değişik (1) numaralı bendinin Anayasa’ya aykırı olması nedeniyle iptaline ilişkin kararı, 07.10.2010 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiş olmakla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.06.2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki yasal düzenlemenin dikkate alınması gerektiği bu itibarla hüküm tarihinde yürürlükte bulunan CMUK.nın 305/1. maddesi gereğince cezanın miktarına göre kesin olan hükmün temyizi kabil olmadığından, sanık … müdafii ve katılan sanık … ve katılan … vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık … hakkında çocuğun basit cinsel istismarı suçundan verilen hükmün incelenmesine gelince;
Mağdurenin olay nedeniyle ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin raporun, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23/B ve 31. maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerinde Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulunun teşekkülüne göre oluşturulmuş bir heyet tarafından düzenlenmesi gerekiyor ise de, Adli Tıp Kocaeli Şube Müdürlüğü tarafından 11.07.2006 tarihinde düzenlenen raporda bu yönde bir bulguya yer verilmemesi ve iddianın da olmaması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık … müdafii ve katılan … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıkla ilgili olarak TCK.nın 53/1. maddesi gereğince uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan velayet …, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksunluğun sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden,  aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca TCK.nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hükümlerden çıkartılarak, yerine “Sanık hakkında TCK.nın 53. maddesinin 1. ve 2. fıkrası ile 3. fıkrasının 1. cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.