YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/569
KARAR NO : 2011/4492
KARAR TARİHİ : 01.12.2011
Irz ve namusa tasaddide bulunma ve zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlarından mahkûmiyetine dair … 6. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02.11.2005 gün ve 2003/147 Esas, 2005/348 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 30.05.2007 Çarşamba saat 14.00’e duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanığın müdafiin gelmediği, ayrıca bir talepte de bulunulmadığı anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanığa isnat olunan ırz ve namusa tasaddide bulunma suçuna kanun maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla 765 sayılı TCK.nın 102/4. ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık aslî ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 02.04.2003 ile inceleme tarihleri arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında bu suçtan açılan kamu davasının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında zorla kaçırıp alıkoyma suçundan verilen hükmün incelenmesine gelince;
Sanık müdafiinin mağdurenin 15 yaşından büyük olduğunu ileri sürmesi üzerine yapılan araştırmada, nüfus kayıtları getirtilen mağdurenin resmi bir kurumda doğmadığının anlaşılması karşısında, yaş tespitine esas olacak kemik grafileri çektirilmek suretiyle içinde radyoloji uzmanın da bulunduğu heyetten sağlık kurulu raporu alınması, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan görüş alınarak, mağdurenin gerçek yaşının bilimsel şekilde saptanmasından sonra CMK 218/2. maddesi uyarınca yaş düzeltme işlemi yapılarak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.