Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/5698 E. 2012/13607 K. 25.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5698
KARAR NO : 2012/13607
KARAR TARİHİ : 25.12.2012

Nitelikli cinsel saldırı suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.02.2007 gün ve 2006/13 Esas, 2007/56 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Nüfus kaydına göre 01.01.1987 doğumlu olup, suç tarihinde 19 yaşı içerisinde bulunan mağdurenin kollukta alınan 02.12.2005 tarihli beyanında; sanığın çalıştığı işyerine gittiklerini, burada sanığın ısrarları sonucu bir sigara içtikten sonra bayıldığını, kendine geldiğinde külodunun üzerinde olduğunu ve cinsel organından kan geldiğini gördüğünü, sabah saat 06.00 sıralarında dışarı çıktıklarında polisleri görünce sanıkla beraber kaçmaya başladıklarını, sanığın kaçtığını ancak polislerin kendisini yakaladığını, savcılıkta alınan 03.12.2005 tarihli ifadesinde, olay günü sanığın da içinde bulunduğu üç kişinin yanına gelerek arkadaşlık teklif ettiklerini, diğer iki şahıs ayrıldıktan sonra sanığın kendisini kolundan tutarak istemediği halde çalıştığı kebapçıya götürdüğünü, burada bir sigara içtikten sonra yarı baygın hale geldiğini, bu durumdayken sanıkla bir defa anal ve bir defa da vajinal yoldan ilişkiye girdiğini, dükkandan çıktıktan sonra yolda gördüğü polislerin yanına giderek durumu anlattığını, 03.12.2005 tarihinde sulh ceza mahkemesinde alınan beyanında çalıştığı işyerine geldiklerinde sanığın içine yeşilimsi renkte bir ot koyduğu sigarayı içerek kendini kaybettiğini, bu sırada kendisiyle hem önden hem de arkadan ilişkiye girdiğini, ilişki sonrası bacaklarında veya külodunda kan olmadığını, 14.03.2006 tarihli celsede ise sanığın içerisinde üç kişinin bulunduğu araca kendisini zorla bindirdiğini, burada … isimli şahsın ağzını bezle bağladığını ve sanığın çalıştığı işyerine getirdiklerini, diğer iki şahıs gittikten sonra sanığın kendisini iple bağladığını, boğazını sıkarak bıçak çektiğini, bu sırada sanığın verdiği içinde ot bulunan sigaranın etkisiyle bayıldığını, kendine geldiğinde sanığın anne ve babasıyla dükkandan ayrıldığını, bir taksinin önünde oturmuş ağlarken polislerce bulunduğunu belirten çelişkili anlatımları, mağdure hakkında Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 30.10.2006 tarihli raporda mağduresi olduğu fiilin anlam ve sonuçlarının idrakinde olup kendini savunabilecek durumda bulunduğunun, aynı Kurulun 22.05.2006 tarihli raporunda ise mağdurenin vücudunda fiili livatanın delillerinden olan kronik fıssür bulunduğunun belirtilmesi, sanığın kovuşturma aşamasındaki inkara yönelik savunması ve tüm dosya içeriğinden eylemini zor kullanarak gerçekleştirdiğine dair savunmanın aksine, kesin ve inandırıcı herhangi bir kanıt bulunmadığı gözetilerek, sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.