Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/5705 E. 2013/2497 K. 11.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5705
KARAR NO : 2013/2497
KARAR TARİHİ : 11.03.2013

Çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan sanıklar … ve …’ın yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.02.2008 gün ve 2006/100 Esas, 2008/23 Karar sayılı hükümlerin Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Her iki mağdure hakkında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanlığı ile Adli Tıp Kurumu Eskişehir Şube Müdürlüğünden alınan raporlarda, mağdurelerin olaya bağlı olarak ruh sağlıklarının bozulduğunun tespit edilmiş olduğu, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan alınan 28.11.2007 günlü olay nedeni ile mağdurelerin ruh sağlıklarının bozulmadığına dair heyet raporunda ise heyet teşekkülünde çocuk psikiyatri uzmanının bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 05.04.2011 gün ve 2011/56 Esas, 2011/76 sayılı Kararında açıklandığı üzere; Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23/B ve 31. maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerine bağlı hastanelerden, bir çocuk psikiyatrisinin zorunlu katılımı ile Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulunun teşekkülüne göre oluşturulmuş en az 5 kişilik bir heyetten, suçun sonucunda mağdurelerin ruh sağlıklarının bozulup bozulmadığı hususunda rapor alındıktan sonra karar verilmesi gerekirken, usulüne uygun teşekkül etmeyen heyet tarafından verilen rapor esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanıklar hakkında nitelikli cinsel istismara teşebbüsten verilecek cezanın hakkaniyet gereği basit cinsel istismar suçu için öngörülen asgari cezadan az olamayacağı ve eylemin işleniş şekli, sanıkların kasta dayalı kusurlarının ağırlığı da nazara alınıp fiilleriyle orantılı olarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle tayini gerekirken asgari hadden verilmesi ve cinsel istismara teşebbüs suçları nedeniyle TCK.nın 35/2. maddesi uyarınca teşebbüsten yapılacak indirimin tehlikenin ağırlığı ve dosya içeriği gözetilerek 5237 sayılı TCK.nın 3. maddesi de nazara alınarak hakkaniyete uygun oranda olması gerektiği düşünülmeden en lehe indirim oranının uygulanması suretiyle eksik cezaya hükmolunması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafii ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.