YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/6051
KARAR NO : 2012/10473
KARAR TARİHİ : 31.10.2012
Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan sanık …’nın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair … 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 04.03.2008 gün ve 2007/293 Esas, 2008/81 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurenin aşamalardaki istikrarlı anlatımlarında, sanığın ormanlık alana götürdüğü mağdureye arabanın arka koltuğuna geçmesi ve orada cinsel ilişkiye gireceklerini söylemesi üzerine, mağdurun buna direnip çıkan tartışmada bayılması suretiyle mağdurun vucut bütünlüğü ve cinsel dokulunmazlığına yönelik davranışlarda bulunması ve ayrıca kızının tuvaletinin geldiğini söyleyerek sanığı benzinliğe gitmeye ikna eden mağdurenin, tuvalete girip polis gelene kadar burada kalması sebebiyle, sanığın mağdureyi kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakma koşulu gerçekleşmediği anlaşıldığından, TCK.nın 110. maddesinin uygulanmasına yönelik tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Mağdurenin istikrarlı anlatımları ve sanığın kısmen bunu doğrulayan beyanlarına göre, sanığın arabaya aldığı mağdureyi hile ile ormanlık alana götürüp bir süre burada hürriyetten yoksun bırakmaktan ibaret eyleminin TCK.nın 109/2. maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun nitelikli halini oluşturduğu halde aynı Kanunun 109/1. maddesinden hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış … saklı kalmak kaydıyla, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 31.10.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosyamıza konu somut olay; cinsel amaç için hile ile mağdureyi ormanlık alana götürerek hürriyetten yoksun bırakma eylemidir. Bu hali ile hileden dolayı cezada artırım maddesi olan TCK.nın 109/2. maddesinin uygulanması gerekirken, yerel mahkeme hatalı uygulama ile suçun basit hali olan TCK.nın 109/1. maddesinden hüküm kurmuştur. Karar yalnızca sanık tarafından temyiz edilmiş olup aleyhe temyiz bulunmamaktadır. Dairemiz çoğunluğunca yerel mahkemenin nitelikli halden hüküm kurmaması kanuna aykırı bulunarak, kazanılmış hakları saklı kalmak kaydı ile bozma nedeni yapılmıştır.
CMK.nın 326/son maddesinde, karşı temyiz bulunmadığında ceza miktarının kazanılmış hak olacağını düzenlediği, somut olayda suç vasfında bir değişikliğin bulunmadığı, mahkemenin hatalı uygulamasının aynı suçun ceza artırımını öngören nitelikli halinin uygulanmamasından ibaret olduğu, bu nedenlerle Ceza Genel Kurulunun 24.04.2012 gün ve 2/354-167 sayılı Kararında da belirtildiği gibi tespit edilen kanuna aykırılık konusunda eleştiri ile yetinilerek onama kararı verilmesi gerekirken aksi yönde kazanılmış haklar gözetilerek mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesi şeklindeki sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.