Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/6100 E. 2012/8276 K. 12.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/6100
KARAR NO : 2012/8276
KARAR TARİHİ : 12.09.2012

Irza geçme ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06.02.2008 gün ve 2005/30 Esas, 2008/24 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığa isnat edilen resit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçunun 765 sayılı TCK.nın 430/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 14.12.2004 tarihinden inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında ırza geçme suçundan kurulan hüküm incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin, kızlığının başkası tarafından bozulduğunu belirterek kızlığını bozan kişinin kimliğini bildirmesi ve bu konuda suç duyurusunda bulunulması ve mağdurenin kızlığının bozulup bozulmadıgı hususunun tesbitinin tıbbi bilgi de gerektirmesi karşısında, ortada şüpheli bir durum varken mağdure ve sanığın ilk beyanlarına dayanılarak TCK.nın 418/2 maddesi ile artırım yapılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.