Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/6234 E. 2012/12871 K. 11.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/6234
KARAR NO : 2012/12871
KARAR TARİHİ : 11.12.2012

KARAR

Irza geçme ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan beraatine, ırza geçme suçundan ise mahkûmiyetine dair Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.01.2008 gün ve 2004/243 Esas, 2008/5 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılan … vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Katılan mağdurenin 15.03.2005 tarihli talimat mahkemesindeki duruşmada 17 yaşı içerisinde olup, sanıktan şikâyetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, mağdurenin zorunlu vekilinin talebine istinaden 29.11.2007 tarihli celsede verilen katılma kararı hükümsüz olup, sanık hakkında açılan kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz … vermeyeceğinden, katılan vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin sanık … hakkında ırza geçme suçundan kurulan hüküm ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan ırza geçme suçundan kurulan hükmün ONANMASINA, 11.12.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)


…/…
-2-

KARŞI OY:

15 yaşından küçük mağdure …,… adlı kişi ile karı koca hayatı yaşarken kavga etmeleri neticesi olayın karakola intikal ettiği, tahkikat sırasında mağdurenin … ‘dan öncede sanık … ile 6-7 ay kadar karı koca hayatı yaşadıkları anlaşılması üzerine alınan ifadelerde; mağdure, bu birliktelik esnasında kızlığının sanık … tarafından bozulduğunu, sanık da mağdurenin kızlığını kendisinin bozduğunu beyan etmiştir. Bu beyanlara dayanılarak kızlığın sanık … tarafından bozulduğunun kabulü ile 765 sayılı TCK.nın 418/2. maddesindeki mayubiyeti müstelzim hal olarak ceza artırımına gitmiştir.
Ancak kızlığının bozulup bozulmadığı hususu tıbbi bilgi gerektiren teknik bir konudur. Mağdurenin kızlık muayene raporu alınmış, sadece eski yırtıklardan bahsedilmektedir. Adli tıp raporlarından da bilindiği üzere kimi zaman hymen fehvasının fazla olması ve elastiki yapı nedeniyle anatomik bakirelik diye ifade edilen ve kızlık zarının bozulmadığı vakıalara da sıkça rastlanılmaktadır. Mağdure sanıktan ayrıldıktan sonra … adlı bir kişi ile de karı koca hayatı yaşamış olup, kızlık zarı bozulmasına kesin neden olan doğum yapıp yapmadığı da bilinmemektedir. Tıbbı muayene ile tespit edilebilecek bir hususta sadece beyanlara dayanılarak sanık aleyhine uygulama yapılması isabetli değildir. Bu nedenlerle, 765 sayılı TCK.nın 418/2. maddesi uyarınca ceza artırımına giden mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken Dairemiz sayın çoğunluğunun aksi yöndeki onama görüşüne katılmıyorum.