YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/627
KARAR NO : 2011/4592
KARAR TARİHİ : 05.12.2011
Irza geçme ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık …’ün yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair … 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 01.12.2005 gün ve 2005/289 Esas, 2005/302 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa isnat olunan reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçunun kanun maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 26.05.2003’den inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE,
Irza geçme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Lehe olan hükmün tespiti sırasında her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gereğine uyulmamış ise de; temel cezanın alt sınırda tayini, artırım ve indirimlerin ise en lehe oranlar üzerinde yapılması halinde dahi 5237 sayılı Kanunun açıkça aleyhe sonuç doğurduğu anlaşıldığından, anılan noksanlık sonuca etkili görülmeyerek bozma nedeni yapılmamıştır.
Mağdurenin suç tarihi itibariyle 15 yaşını doldurmasına 9 gün kaldığı, suçun unsurlarına ve niteliğine etkisi bakımından, mağdurenin doğum tutanağının asli veya onaylı sureti getirtilerek mağdurenin hastane doğumlu olup olmadığının araştırılması, hastanede doğmadığının anlaşılması durumunda, yaş tespitine esas olacak kemik grafileri çektirilip içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınması, duraksama halinde ise Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan görüş sorulmak suretiyle mağdurenin gerçek yaşının bilimsel biçimde saptanmasından sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.