Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/6360 E. 2012/9420 K. 03.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/6360
KARAR NO : 2012/9420
KARAR TARİHİ : 03.10.2012

Fuhuş suçundan sanıklar … ve …’ın yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair Midyat Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 08.04.2008 gün ve 2007/172 Esas, 2008/89 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kanunun öngördüğü iki sınır arasında cezanın tayini hakimin genel takdir ve değerlendirme yetkisi içinde ise de bu yetkinin kullanılmasında adalet ve nesafet kurallarına bağlı kalınması ve bu husustaki gerekçenin suçun işleniş biçimi kanun ve nizamlara aykırılığın derecesi, kastın yoğunluğu, suç sebepleri, failin geçmişi ve sosyal durumu gibi ölçüler içinde dosya içeriğine uygun olması gerekir. Olayımızda sanıkların fuhuş suçuna aracılık eylemini meslek edinmedikleri gibi, sanık …’in arkadaşı…ın ilişkiye girmesi için mağdure ile telefonda görüşmek, sanık …’un ise bekçilik yaptığı binada mağdure ile ilişkiye girmelerine izin vermek şeklindeki eylemlerinde alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektirecek bir sebep bulunmamasına rağmen alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması,
5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı, kendi alt soyu üzerindeki vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki vesayet ve kayyımlık yetkileri bakımından cezanın infazının tamamlanmasına kadar uygulanacağı gözetilmeden, 53/1-c maddesindeki hakların tamamının koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması,
Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.