Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/6475 E. 2012/2982 K. 14.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/6475
KARAR NO : 2012/2982
KARAR TARİHİ : 14.03.2012

Basit cinsel saldırıya teşebbüs ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; konut dokunulmazlığının ihlali suçundan mahkûmiyetine ve basit cinsel saldırı suçuna teşebbüsten beraatine dair Dinar Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 23.11.2006 gün ve 2006/597 Esas, 2006/529 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın gece saat 01:00 sıralarında gizlice müştekinin evine girdikten sonra yatak odasına gizlenerek, yatmakta olan müştekinin üzerine çullanıp bir eliyle boğazını sıkarak, diğer eliyle de müştekinin üzerini yoklaması şeklinde gerçekleşen eylemin iddianamede açıkça anlatılmış olması ve müştekinin aşamalardaki beyanlarında bu hususu istikrarlı şekilde belirtmesi karşısında, eylemin cinsel saldırı dışında yağmaya teşebbüs yada kasten yaralama suçlarını oluşturup oluşturmadığının tartışılması ve konut dokunulmazlığını ihlal suçu ile bu konudaki delillerin takdirinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkartılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi gözetilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.