YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66
KARAR NO : 2011/253
KARAR TARİHİ : 16.09.2011
Söz atma ve sarkıntılık suçlarından sanık …’nin yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Eskil Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 27.03.2007 gün ve 2006/177 Esas, 2007/4 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Delillere iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle sarkıntılık suçundan kurulan hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında söz atma suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sanığın sözatma suçundan eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 421/1, 2253 sayılı Kanunun 12/2, 59/2, 647 sayılı Kanunun 4, 2253 sayılı Kanunun 38. maddelerine uyan suçunun gerektirdiği cezanın üst sınırına göre öngörülen zamanaşımını düzenleyen aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddeleriyle, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 105/1, 31/2, 62/1. maddelerine uyan suçların gerektirdiği ceza için belirlenen zamanaşımını düzenleyen aynı Kanunun 66/2 ve 67. maddelerine ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanunun 7/2, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri ışığında zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Kanun hükümlerinin sanık lehine olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK.nun 66/1. maddesinde, sanığa yüklenen ve anılan Kanunun 105/1. maddesine uyan suçun gerektirdiği ceza için 8 yıllık süre belirlenmesi, aynı maddenin 2. fıkrasına göre 12-15 yaş grubunda bulunan sanıklar için bu sürenin 1/2’nin geçmesiyle kamu davasının düşeceğinin öngörülmesi ve 67. maddesi de gözetildiğinde 6 yıllık asli ve ilave zamanaşımı süresinin suç tarihi olan 26.03.2004’den inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından
hükmün 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek sureti ile CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan söz atma eylemine ilişkin kamu davasının zamanaşımı nedeni ile DÜŞMESİNE, 16.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.