Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/6972 E. 2012/4804 K. 26.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/6972
KARAR NO : 2012/4804
KARAR TARİHİ : 26.04.2012

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.04.2008 gün ve 2007/156 Esas 2008/97 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan zamanaşımı süresi içinde kamu davası açılabilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Olay nedeniyle mağdurun ruh sağlığının bozulup bozulmadığının tespiti bakımından Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23/B ve 31. maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerinde Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ölçütlerine göre, tetkik edilen konunun uzmanı (çocuk psikiyatrisi) bir doktor ile iki adli tıp uzmanının zorunlu katılımıyla, anılan kanunun 7/f maddesinde 6. ihtisas kurulunda görev yapması öngörülen diğer dallardan uzman doktorların da iştirakiyle ve toplam en az 5 uzman doktorla oluşturulmuş bir heyetten rapor alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı bünyesinde oluşturulmuş, içlerinde tek Adli Tıp Uzmanı bulunan ve uzman olmayan bir hekimin de katıldığı heyetten alınan rapora dayanılarak hükme varılması,
Hüküm kurulurken önce TCK.nın 103/1. maddesi ile ceza belirlenip aynı Kanunun 103/6. maddesinin bundan sonra uygulanması gerekirken, 103/6. maddesinin doğrudan tatbik edilmesi,
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53/1-c maddesinde sayılan haklardan yoksunluğun kendi alt soyu yönünden koşullu salıvermeye kadar, kendi alt soyu dışındakiler yönünden cezanın infazı tamamlanıncaya kadar hükmedileceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.