Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/7039 E. 2012/7161 K. 21.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/7039
KARAR NO : 2012/7161
KARAR TARİHİ : 21.06.2012

Cinsel taciz sanık … yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Ankara 12. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 22.05.2008 gün ve 2008/731 Esas, 2008/629 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
17.04.2008 günlü iddianame ile sanık hakkında 5327 sayılı TCK.nın 225. maddesinde düzenlenen “alenen hayasızca hareketlerde bulunma” suçundan dava açıldığı halde karar verilmemiş ise; zamanaşımı süresince mahkemesince karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 05.05.2009 gün ve 2009/2-2 Esas, 2009/115 sayılı Kararında vurgulandığı gibi sanığın adlî sicil kaydına konu olan Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 25.08.2006 tarih ve 2006/948 Esas, 2007/191 Karar sayılı ilamı ile tayin olunan adli para cezasının miktarı itibariyle 1412 sayılı CMUK.nın 305/2. maddesi gereğince kesin olduğu ve aynı Kanunun 305/son maddesi gereğince tekerrüre esas olmayacağı gözetilmeden, 5237 sayılı TCK.nın 58. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi ve sanığın 5237 sayılı TCK.nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun yalnızca “kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklardan koşullu salıverilmesine kadar”, “diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” sürmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilerek 53/3. maddesine aykırılık yapılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkralarındaki “sanığın Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/948 Esas, 2007/191 sayılı Kararıyla tekerrüre esas sabıkası bulunduğundan TCK.nın 58/3-6-7 maddeleri uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, cezanın infazından sonra ceza süresince denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ” ilişkin ve TCK.nın 53/1- c maddesi ile ilgili hak yoksunluğu bölümlerinin hükümden çıkartılarak hak yoksunluğu ile ilgili hüküm fıkrasına sanığın 5237 sayılı TCK.nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun yalnız “kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile koşullu salıverilmesine kadar”, “diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” sürmesine ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.