YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/7046
KARAR NO : 2012/6452
KARAR TARİHİ : 06.06.2012
Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan beraatine dair … 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 22.01.2008 gün ve 2005/935 Esas, 2008/9 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi mağdure vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı … Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
CMK.nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, suçtan zarar gören mağdurenin zorunlu vekilin sanığın cezalandırılmasını isteyip mahkemece verilen hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen … Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 sayılı Kararında da belirtildiği üzere mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdure …’in davaya katılmasına ve zorunlu vekil Av. …’in katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verildikten sonra katılan mağdure vekilinin temyizi üzerine gereği düşünüldü:
Mağdurenin özetle aşamalardaki; sanığın, kendisinin okul önünde servis beklediği sırada; yanına gelerek telefon ve kartvizitini verip aramasını istediği, olumsuz cevap vermesi üzerine de o zaman pazar günü buluşalım, olmadığı takdirde cumartesi günü buluşalım dediği, sonrasında da aynı okulda öğrenci olan oğlu … vasıtasıyla telefonla kendisine ulaşarak dolaşma teklifinde bulunduğu ve her defasında da reddettiği, olay sonrasında bu durumu tanık olarak dinlenen okul müdürü … …’e ve babası olan tanık …’e anlatması şeklindeki istikrarlı beyanları ve tanıklarca da bu hususların doğrulanması karşısında ve tüm dosya içeriğine göre, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK.nın 105/1. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı gerekçeyle beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 06.06.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Mağdurenin zorunlu vekilinin duruşmada sanığın cezalandırılmasını istemesi, şikâyeti belirtilen ifade niteliğinde olup, mahkemece kendisinden CMK.nın 238/2. maddesi gereğince davaya katılmak isteyip istemediği sorularak, istemesi halinde aynı Kanunun 238/3. maddesi hükmü uyarınca katılma isteği hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerektiği halde, bu husus yerine getirilmediğinden hükmün bu nedenle bozulması gerekir. CMK.nın 237/2. maddesinde düzenlenen kanunî koşullar burada mevcut olmadığı gibi çoğunluk kararında belirtilen … Ceza Genel Kurulu kararı, duruşmada katılma talebinde bulunan müşteki vekili ile ilgili bulunup, olayımızla doğrudan ilişkili değildir. Dosyamızda mağdure vekili CMK.nın 260/1. maddesine dayanarak temyiz yoluna başvurmuştur. Yoksa bu hükmün, davaya katılma ile ilgili kurallar koyan yukarıda değinilen CMK.daki diğer hükümleri uygulama dışı bıraktığı düşünülemez. Mağdure vekilinin CMK.nın 260/1. maddesi uyarınca vâki temyizi üzerine hükmün, açıkladığımız nedenle bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun 237/2. maddesini sanık aleyhine genişletir şekilde yorumlayarak vermiş olduğu davaya katılma ve bu temyize dayanarak hükmün esastan bozulması kararlarına katılamıyoruz. 06.06.2012