YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/736
KARAR NO : 2011/3724
KARAR TARİHİ : 21.11.2011
Irz ve namusa tasaddide bulunma, basit müessir fiil ve hakaret suçlarından sanık …’in yapılan yargılanması sonunda; ırz ve namusa tasaddide bulunma iddiasına konu eyleminin sarkıntılık suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu ve atılı diğer suçlardan mahkûmiyetine dair Kurşunlu Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 23.12.2005 gün ve 2004/21 Esas, 2005/123 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Anayasa Mahkemesinin, 07.10.2009 tarih ve 27369 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 sayılı kararı ile iki bin liraya kadar (iki bin dahil) para cezalarına dair hükümlerin temyiz olunamayacağına ilişkin 1412 sayılı CMUK.nun 305. maddesinin 3842 ve 5219 sayılı Kanunlar ile değişik (1) numaralı bendinin Anayasa’ya aykırı olması nedeniyle iptaline ilişkin kararı 07.10.2010 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olmakla birlikte, Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.06.2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki yasal düzenlemenin dikkate alınması gerektiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan CMUK.nun 305/1. maddesi gereğince basit müessir suçundan verilen cezanın miktarına göre kesin olan hükmün temyizi kabil olmadığından sanık müdafiin, basit yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin ırz ve namusa tasaddide bulunma ve hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığa atılı ırz ve namusa tasaddide bulunma ve hakaret suçlarının kanunda öngörülen cezalarının üst sınırları itibariyle, 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesine göre 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, 23.12.2005 tarihli mahkûmiyet hükümlerinden itibaren inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı Kanunun 7 ve 5320 sayılı
Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca, sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 21.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.