Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/7497 E. 2012/13801 K. 27.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/7497
KARAR NO : 2012/13801
KARAR TARİHİ : 27.12.2012

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık … ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve reşit olmayanla cinsel ilişki suçlarından sanık … ‘nun yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’e atılı ilk eylem (suç tarihi 2000 yada 2001 olarak gösterilen) nedeniyle cezalandırılmasına ilişkin açılan kamu davasından beraatine, sanıklara atılı diğer suçların reşit olmayanla zincirleme şekilde cinsel ilişki kabul edilip bu suçtan sanıkların mahkûmiyetlerine dair Düzce Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.04.2008 gün ve 2007/208 Esas, 2008/92 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri ile katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında kurulan beraat hükmünün incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanıklar hakkında reşit olmayanla zincirleme şekilde cinsel ilişki suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemelerine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıklarla ilgili TCK.nın 53/1. maddesi gereğince uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan velâyet …, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, kanuna aykırı olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca TCK.nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümler hükümlerden çıkartılarak yerlerine “sanık hakkında TCK.nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının 1. cümlesinin uygulanmasına” ibarelerinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.