YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/7709
KARAR NO : 2012/12207
KARAR TARİHİ : 29.11.2012
Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık …’nın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan beraatine dair Hassa Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 15.05.2008 gün ve 2007/56 Esas, 2008/90 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı ve mağdur vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü;
Mağdur …’ın 09.03.2007 tarihli emniyetteki ve 26.03.2007 tarihli Cumhuriyet Savcılığındaki ifadelerinde, velisi durumundaki babası …’ın 09.03.2007 tarihli emniyetteki ifadesinde sanıktan şikâyetçi olmalarına rağmen duruşmada katılma taleplerinin sorulmamış ve dinlenmemişler, mağdur … için CMK.nın 234. maddesi uyarınca atanan zorunlu vekile de katılma … hatırlatılmamış ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.06.2008 gün ve 56/156 sayılı Kararında açıklandığı üzere, CMK.nın 260. maddesi gereğince katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olması nedeniyle mağdurun zorunlu vekilinin hükmü temyiz etme hakkının bulunduğu ve hükmü 15.05.2008 tarihinde temyiz ederek açıkça takip iradesini ortaya koyduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 19.10.2010 gün ve 149/205 sayılı Kararında belirtildiği üzere mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görüldüğünden, CMK.nın 237/2. maddesi gereğince mağdur …’ın davaya katılmasına, zorunlu vekili Av. …’ın da katılan mağdur vekili olarak kabul edilmesine karar verilip katılan vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyizi üzerine yapılan incelemede;
Olay tarihinde alkollü olduğu anlaşılan sanığın, mağdur ile birlikte 15 Kasım Parkı’na gittiği yönündeki beyanı ile aynı yöndeki mağdur beyanı, sanık ile mağdurun bahse konu parktan çıkarak yanlarına geldiklerine ilişkin mağdurun velisi baba …’ın soruşturma sırasındaki, tanık …’nın ise tüm aşamalardaki samimi beyanları, baba …’in parkta ne yaptığını ve sanığın kim olduğunu sormak için az önünde yürüyen mağduru yanına çağırdığında mağdurun, ağlamaklı ve gözlerinin dolduğu yönündeki tanık beyanı, mağdurun tanımadığı sanığa suç isnadında bulunmasını gerektirir bir husumet ve nedenin aralarında bulunmaması karşısında, sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılması yerine beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.