Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/7788 E. 2012/3704 K. 29.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/7788
KARAR NO : 2012/3704
KARAR TARİHİ : 29.03.2012

Müstehcenlik suçundan sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 11.02.2008 gün ve 2006/521 Esas, 2008/53 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın savunmasında belirttiği 02.07.2006 tarihli suç duyurusuna ilişkin olarak yapılan soruşturmanın Cumhuriyet Savcılığının 14542 soruşturma numarasında kayıtlı olduğu, ayrıca mahkeme tarafından bu konuda 09.05.2007 günlü müzekkere yazıldığı halde cevabı beklenmeden ve bu ara karardan vazgeçilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Konusunda uzman olmayan emanet memurunun yeterli olmayan raporuna dayanılarak hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Taksitle ödenmesine karar verilen adli para cezasının taksit tutarlarının karar yerinde gösterilmesi ve taksitlerin hangi zaman aralıklarıyla ödeneceğinin belirtilmemesi,
5237 sayılı TCK.nın 50. maddesinin 5. fıkrasında “Uygulamada asıl mahkumiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen para cezası veya tedbirdir.” 58. maddesinin 6. fıkrasında “Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.” 7. fıkrasında “Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir.” 8. fıkrasında ise “Mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması, kanunda gösterilen şekilde yapılır.” hükümleri yer almaktadır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejiminin, yalnızca hapis cezalarına ilişkin olduğu ve aynı Kanunun adli para cezalarının infaz yöntemini gösteren 106. maddesinde de mükerrirlikle ilgili bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir. Belirtilen yasal hükümler birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece hükmolunan cezanın türü itibarıyla sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilemeyeceği halde, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanığın sabıkasındaki hangi hükmün tekerrüre esas alındığının kararda gösterilmemesi,
Mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilen sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 29.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.