Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/791 E. 2011/5125 K. 16.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/791
KARAR NO : 2011/5125
KARAR TARİHİ : 16.12.2011

Irza geçme ve reşit olmayan mağdureyi zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanıklar … ve … ile reşit olmayan mağdureyi zorla kaçırıp alıkoyma suçundan sanık …’nın yapılan yargılamaları sonunda; reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan ve diğer atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair Isparta Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.12.2005 gün ve 2005/57 Esas, 2005/389 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi ve sanık … yönünden incelemenin de duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.02.2007 günlü tebliğnamesiyle Daireye gönderilmekle 26.09.2007 Çarşamba saat 14.00’e duruşma günü tayin olunarak sanık … müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından M. Mahir Durakoğlu hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanığın müdafiin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunulmadığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanık … hakkında ırza geçme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanıklar …, … ve … haklarında reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;

Sanıklara isnat olunan suçun kanunda öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla 765 sayılı TCK.nın 102/4. maddesine göre 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, sanıkların mahkûmiyetine karar verilen 13.12.2005 tarihi ile inceleme tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kamu davalarının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık … hakkında ırza geçme suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Sanığın, sanık … ve mağdureyi oğlu …’in ısrarı üzerine evinde misafir ettiği, eve ilk geldiğinde mağdureye evine dönmesi ve ailesine haber vermesi için nasihatlarda bulunduğu, ayrıca aynı odada ancak farklı yataklarda ve yanlarında …’te bulunduğu halde yatmalarını söylediği, buna rağmen sanık … ile mağdurenin odada …’te bulunduğu halde cinsel ilişkiye girdiklerinin anlaşılması karşında, sanığın, Faruk’un ırza geçme suçuna yardım ettiği kabul edilemeyeceğinden atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.