YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/8002
KARAR NO : 2012/3374
KARAR TARİHİ : 22.03.2012
Cinsel taciz suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair … Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 09.05.2008 gün ve 2007/13 Esas, 2008/25 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurenin eşinin boşanma davası dilekçesinde; sanık tarafından mağdureye gönderilen telefon mesajı ve diğer taciz eylemleri nedeniyle boşanmak istemediğini belirtmesi ve mahkemenin de bu doğrultuda boşanma kararı vermesiyle mağdurenin ailesinden ayrılmak zorunda kalması karşısında, tebliğnamedeki TCK.nın 105/2. maddesinin uygulanmasının kanuna aykırı olduğuna ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
Mağdurenin suça konu zincirleme eylemler sebebiyle eşinden boşanmak zorunda kaldığı, ortaya çıkan bu sonucun zincirleme biçimde tekrar etmeyip bir kez gerçekleştiği gözetilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 105/1. maddesi gereğince belirlenen temel ceza üzerinden 43. madde gereğince hesaplanan artırım miktarının 105/2. maddede öngörülen cezaya ilave edilerek sonuç cezanın belirlenmesi gerekirken, 105/1. maddeye göre belirlenen temel ceza 105/2. madde uyarınca artırıldıktan sonra 43. maddenin tatbikiyle sonuç cezanın fazla tayini,
CMK.nın 232/2-b maddesine aykırı olarak gerekçeli karar başlığında katılan, katılan vekili ve sanık müdafiin yazılmaması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.