YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/8121
KARAR NO : 2012/2875
KARAR TARİHİ : 12.03.2012
Müstehcenlik suçundan sanık …’nun yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Mersin 3. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 29.07.2008 gün ve 2008/278 Esas, 2008/748 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Dosyadaki 10.03.2008 tarihli bilirkişi raporunda sanıktan ele geçirilen CD’lerde doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin görüntüler bulunduğunun belirtilmesi karşısında, sanığın eyleminin TCK.nın 226/4. maddesindeki suçu oluşturup oluşturmadığı hususunda davaya bakma, delillerin tayin ve takdiri ile suç vasfını belirleme görevinin asliye ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek 5235 sayılı Kanunun 11 ve CMK.nın 3 ve devamı maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Adli para cezasının hesabında artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılması ve sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılmasıyla sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği halde, mahkemece doğrudan 450 TL adli para cezası tayin edilerek, bu para cezasından aynı Kanunun 62/1. maddeleri uyarınca indirim yapılarak 5237 sayılı TCK.nın 61/8. maddesine muhalefet edilmesi,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.06.2008 gün ve 2008/149-163, 13.11.2007 gün, 2007/171-235 sayılı Kararlarında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin CMK.nın 231/5-6 maddesindeki şartlar gözetilmek suretiyle seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hâkim tarafından değerlendirilmesinin zorunlu bulunduğu gözetilmeden, aynı maddenin 7. fıkrasına aykırı şekilde hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrildiğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326 maddeleri uyarınca kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 12.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi