YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/8200
KARAR NO : 2012/8327
KARAR TARİHİ : 12.09.2012
Irza geçme ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık …’in bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; ırza geçme suçundan mahkûmiyetine ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan açılan kamu davasının ise zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına dair Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.09.2008 gün ve 2005/254 Esas, 2008/288 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ile katılan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Kayden 09.06.1985 doğumlu olan mağdure …’nın hüküm tarihi itibarıyla18 yaşını bitirmiş olması karşısında adı geçen mağdure yönünden katılan sıfatı sona eren SHÇEK vekilinin vâki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin sanık müdafiin temyiziyle sınırlı şekilde yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık hakkında reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan verilen hükmün incelemesinde,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddesi uyarınca düşmesi yerine ortadan kaldırılmasına karar verilmesi, kanuna aykırı sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hükmün 1. bendinin hükümden çıkartılarak, yerine “Sanık hakkında atılı suçtan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle düşmesine” ibaresinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık hakkında ırza geçme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesine gelince,
İstanbul Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunca düzenlenen 12.11.2001 günlü 3837 sayılı raporda; yukarı embesilite seviyesinde zeka geriliği bulunması nedeniyle vermiş olduğu ve vereceği ifadelere ana hatlarıyla ve kuvvetli delillerle desteklendiği takdirde itibar edilebileceği bildirilen mağdurenin, sanık tarafından ırzına geçildiğine dair başka hiç bir delille desteklenmeyen anlatımı dışında, sanığın mağdureyle olay gecesi aynı yatakta yattıklarına fakat cinsel ilişkide bulunmadıklarına ilişkin savunması göz önüne alındığında ve dosya içeriğine göre eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nın 416/2. maddesinde düzenlenen ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunu oluşturduğu gözetilerek suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK hükümleri nazara alınmak suretiyle lehe kanun değerlendirmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.