YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/8576
KARAR NO : 2013/1143
KARAR TARİHİ : 12.02.2013
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda atılı suçtan mahkûmiyetine dair … 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.01.2009 gün ve 2008/300 Esas, 2009/7 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kayden 20.07.1992 doğumlu olup suç tarihinde 14 yaş 8 ay 8 günlük olan mağdurenin ailesinin yanından kaçarak evlenmek amacıyla sanığın yaşadığı …’ya gelerek burada sanık ile aynı evde yaşamaya başladıkları, rızalarıyla cinsel ilişkiye girdikleri, daha sonra resmî olarak evlendikleri ve çocuklarının olduğu olayda, sanığın soruşturma aşamasındaki ifadelerinde, suç tarihinde mağdurenin 17 yaşında olduğunu sandığını, 15 yaşından küçük olduğunu bilmediğini beyan etmesi karşısında, TCK.nın 30. maddesi hükümleri yönünden hata halinin mevcut olup olmadığının tespiti için mağdurenin görünüm itibarıyla 15 yaşından küçük olduğunun anlaşılıp anlaşılamayacağı, içinde bulundukları sosyal ve kültürel durumları, sanığın ulaşmak istediği amaç ile mağdurun içinde bulunduğu sonuç da dikkate alınarak sanığın mağdurenin yaşı konusunda hataya düşmesinin mümkün olup olmadığı araştırılarak ve mahkemenin dosyadaki tüm verilerle birlikte kendi gözlemini de tespit ederek, gerekirse bu konuda bilirkişi incelemesi de yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
TCK.nın 53/3. maddesi uyarınca aynı Kanunun 53/1-c maddesinde düzenlenen kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık haklarından yoksunluğun koşullu salıverilmeye, diğerleri üzerindeki vesayet ve kayyımlık yetkileri yönüyle ise hak mahrumiyetine infaz tamamlanıncaya kadar hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.