Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/872 E. 2011/1410 K. 26.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/872
KARAR NO : 2011/1410
KARAR TARİHİ : 26.10.2011

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’nın yapılan yargılaması sonunda; beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyetine dair Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.10.2006 gün ve 2005/134 Esas, 2006/268 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ile katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle dosya incelendi;
Hükmedilen ceza miktarı nazara alınarak sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 318. maddesi gereğince REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen katılan vekili ile sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ya da Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23 ve 31. maddeleri gereğince usulüne uygun şekilde teşekkül ettirilmiş Yüksek Öğrenim Kurumlarından veya birimlerine bağlı hastanelerden rapor alındıktan sonra, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 103/6. maddesinin tatbikine gerek olup olmadığına karar verilmesi gerekirken, içeriği itibariyle yetersiz olan tek psikiyatri uzmanı raporuna istinaden, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 103/6. maddesinin uygulanması,
Uygulamaya göre de;
Sanık hakkında hüküm kurulurken verilen cezadan yaş küçüklüğü nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 31/2. maddesi gereğince 1/2 oranında indirim yapılması sonucunda bulunan 7 yıl 6 ay hapis cezasının aynı maddenin son cümlesi uyarınca 7 yıla indirilmesi ve takdiri indirimin bu ceza üzerinden yapılması gerekirken 7 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.