Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/8847 E. 2012/3416 K. 26.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/8847
KARAR NO : 2012/3416
KARAR TARİHİ : 26.03.2012

Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık …’nın bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; eyleminin sarkıntılık suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkûmiyetine dair … 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 14.11.2008 gün ve 2008/58 Esas, 2008/630 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii, katılan vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 13.12.2011 gün ve 2010/6-247 Esas, 2011/261 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, mesleği bir kamu hizmeti niteliğindeki avukatlık olan, katılanın vekilliğini üstlenen ve bu bağlamda yeterli düzeyde hukuki bilgiye sahip olan vekilin temyiz süresinin, kararın yüze karşı verildiği hallerde tefhimden itibaren işlemeye başlayacağını bilmemesi düşünülemeyeceğinden, yasa yolu bildirimindeki eksikliğin vekil açısından bir yanılgı ve hakkın kullanılması yönünde bir engel oluşturmayacağı karşısında, katılan vekilinin 14.11.2008 tarihinde tefhim olunan hükmü, 1412 sayılı CMUK.nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 24.11.2008 günlü dilekçe ile temyiz etmiş olduğu anlaşılmakla, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyizleri ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Oluşa uygun kabule göre, sanığa yüklenen sarkıntılık suçunun 765 sayılı TCK.nın 421/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 05.08.2004 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı
Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322. ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 26.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.