Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/897 E. 2011/5145 K. 16.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/897
KARAR NO : 2011/5145
KARAR TARİHİ : 16.12.2011

Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık …’nin yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan beraatine dair Kınık Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 29.11.2006 gün ve 2006/192 Esas, 2006/200 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan … vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 16.12.2011 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY:
Mağdurun raporunda fiili livata bulgusunun olmadığı belirtilmiş ve yine mağdur hazırlıkta sanığın cinsel organını soktuğu, duruşmada ise bacakların arasına sürttüğü şeklinde beyanda bulunmuş ise de; mağdurun küçük olması itibariyle sürtme ve baskı yapmayla organ sokulmasını karıştırması dolayısıyla çelişkili ifadeler vermiş olabileceği, bu çelişkinin kendine karşı hiçbir eylem işlenmediği anlamına gelmeyeceği ve sürtme halinde fiili livata bulgusunun meydana gelmemiş olmasınında mümkün olduğu, 7 yaşındaki mağdurun suç uydurması için bir sebep bulunmayıp yaşı itibarıyla de olmayan birşeyi kafasında kurgulayıp tertip yapmayı düşünmesinin olağan olmadığı, mağdurun annesinin; (oğlunun eve suçlu suçlu geldiğini, yemek yemek istemediğini, ablasına hitaben bir daha sanığın dükkanının oradan geçmeyelim diye söylemesi üzerine kuşkulanarak sorması ile oğlunun olayı anlattığını) beyan ettiği, duruşmada uzman olarak hazır bulunan rehber öğretmenin de mağdurun samimi ve halen olayın etkisinde olduğunu belirttiği görülmekle tüm bu hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın eyleminin TCK.nın 103/1. maddesi kapsamında çocuğun cinsel istismarı şeklinde sabit kabul edilmesi gerektiği halde aksi kanaatle delil yetersizliğinden beraatine ilişkin verilen kararın onanması yönündeki sayın çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.