Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/9104 E. 2013/3903 K. 03.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9104
KARAR NO : 2013/3903
KARAR TARİHİ : 03.04.2013

Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık … ve bu suça azmettirmekten sanık …’in yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07.06.2006 gün ve 2005/170 Esas, 2006/65 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri ve mağdure vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Mağdure, kovuşturma aşamasında şikâyetinden vazgeçtiğinden katılan sıfatını kaybetmesi karşısında, davayı temyize hakkı bulunmayan mağdure vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin sanıklar müdafilerinin temyizleri ile sınırlı yapılmasına karar verilerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında atılı suçtan kurulan hükmün incelenmesinde;
Mağdurenin aşamalardaki istikrarlı ve samimi beyanlarına, sanık ikrarına ve dosya kapsamına göre; sanık …’nun kimlikleri tespit edilemeyen iki kişi ile birlikte mağdureyi cebir kullanarak araca bindirdikten sonra onları başka bir yerde bekleyen sanık …’in de aynı araca binmesi ve mağdureyi birlikte tanıklar …’nün evine götürmeleri şeklinde gerçekleşen olayda sanık …’in üzerine atılı suçu TCK.nın 37/1. maddesinde belirtilen şekilde diğer sanık ve kimlikleri tespit edilemeyen iki kişi ile birlikte işlemesi nedeniyle TCK.nın 37/1. maddesi delaletiyle mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden TCK.nın 38/1. maddesi delaletiyle cezalandırılmasına karar verilmesi sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Mağdurenin, ihbar üzerine 20.09.2005 tarihinde soruşturmanın başlamasından sonra 22.09.2005 tarihinde kolluğa götürülerek serbest bırakılması karşısında uygulanma koşulları oluşmadığı gözetilmeden TCK.nın 110. maddesi uygulanarak eksik ceza tayini karşı temyiz bulunmadığından, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 04.03.2008 gün ve 2008/6-47, 2008/43 sayılı Kararında da vurgulandığı gibi yanılgılı uygulama nedeniyle bir kez daha atıfet sağlanamayacağından sanık hakkında CMK.nın 231. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı gözetilerek tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
Sanık … hakkında atılı suçtan kurulan hükmün incelenmesinde;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 05.03.2013 gün ve 2013/8-131 Esas, 2013/75 sayılı Kararında açıklandığı üzere, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla alınıp dosyaya eklenen nüfus kaydına göre sanığın hükümden sonra 21.11.2011 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK.nın 64. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.