YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9285
KARAR NO : 2012/3867
KARAR TARİHİ : 03.04.2012
Beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından sanık …’ın; kişiyi hürriyetin yoksun kılma, tehdit, kasten yaralama suçlarından sanık …’nun; konut dokunulmazlığının ihlali suçundan sanıklar … ve …’ın yapılan yargılamaları sonunda; sanıklar …, … ve …’in konut dokunulmazlığının ihlali suçundan beraatlerine sanık …’in üzerine atılı diğer suçlardan, sanık …’in de üzerine atılı suçlardan mahkûmiyetlerine ve sanık … hakkında kurulan hükümlerin açıklamasının geri bırakılmasına dair Uşak Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02.12.2008 gün ve 2006/253 Esas, 2008/354 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan sanıklar … ve … müdafileri ile katılan sanıklar … ve … tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık … müdafiin süresi içinde yapılmayan duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, sanık … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların itirazı kabil olup temyiz yeteneği bulunmadığından, katılan sanıklar …, … ve … bu hükümlere ilişkin temyizleri CMK.nın 264. maddesi hükmüne göre itiraz niteliğinde kabul edilerek mahallinde itiraz merciince bir karar verilmesi mümkün görüldüğünden temyiz incelemesinin kurulan diğer hükümler ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün incelemesinde;
Sanık hakkında hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK.nın 305/1. maddesi gereğince temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanıklar …, … ve … haklarında konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen beraat hükümlerin incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat kararları usul ve kanuna uygun olduğundan, yerinde görülmeyen katılan sanık … müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Katılan sanık … hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen hükümlerin incelemesine gelince;
Sanık …’in aşamalardaki tutarlılık taşıyan savunmaları, savunmayı destekleyen ve mağdure tarafından da kabul edilen kendisinin sanığa gönderdiği, aralarında duygusal ilişki olduğunu gösteren cep telefonu mesaj kayıtları, tanık …’ın anlatımı ve tüm dosya içeriği karşısında mağdure ile aralarındaki duygusal ilişkiye dayalı olarak olay günü mağdurenin okuduğu okulun önüne gelen sanığın arabasına mağdurenin binerek bir süre bu araçla birlikte gezdikleri ve daha sonra sanığın mağdureyi getirip o civara bıraktığı, mağdurenin dayısının kızı olan …’un beyanı ile de desteklenmeyen, sanığın eylemlerinin zora dayalı olduğuna dair anlatımlarının, mağdurenin okula gelmediği ve bir erkekle arabaya binip ayrıldığının okul idaresince kendilerine bildirilmesi üzerine kızını aramaya çıkan ve olaya çok sinirlenen babasının ve ailesinin muhtemel etkisiyle olabileceği, olaydan birkaç gün sonra alınan raporundaki bulguların ne suretle meydana geldiği hususunda kesin bir kanıt bulunmadığı nazara alınarak, mağdurenin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve cinsel istismar eylemlerinin zorla olduğuna ilişkin iddiasının şüphede kaldığı dikkate alınarak; nüfus kaydına göre suç tarihinde 15 yaşından küçük olduğu anlaşılan mağdurenin rızasıyla hürriyetini kısıtlama eyleminin TCK.nın 109/1-3-5. maddesinden düzenlenen suçu oluşturacağı, cinsel istismar eylemi nedeniyle de TCK.nın 103/4. maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.05.2010 gün ve 2010/4-110 sayılı Kararına ve Adli Tıp Kurumu Kanununun 7 ve 23. maddelerine göre, suç tarihinde çocuk olduğu anlaşılan mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna dair raporun düzenlenmesi sırasında, inceleme konusunun uzmanı olan çocuk pisikiyatristi bulundurulmaması nedeniyle bu rapora dayanılmayacağı gözetilerek, dava dosyası yeniden Adli Tıp Kurumuna gönderilerek içerisinde çocuk psikiyatristinin de bulunacağı ihtisas kurulundan mümkünse dosyadaki bilgi
ve belgelere göre mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda usulüne uygun rapor alındıktan sonra, sanık hakkında TCK.nın 103. maddesinin 6. fıkrasının uygulanıp uygulanamayacağına karar verilmesi gerekirken, söz konusu rapora dayanılarak mağdurun ruh sağlığının bozulduğunun kabulüyle uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, sanık … müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.