YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9399
KARAR NO : 2012/9807
KARAR TARİHİ : 10.10.2012
Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık …’nın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan beraatine dair Çankırı 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 06.11.2008 gün ve 2008/311 Esas, 2008/324 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi mağdure vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece, yapılan yargılama esnasında nüfus kaydına göre, suç tarihi itibarıyla 9 yaşı içinde bulunan mağdurenin ana ve babası olan müştekilerin mahkemede verdikleri ifadelerinde sanıktan şikâyetçi olmadıklarını beyan etmelerine rağmen, duruşmada dinlenen mağdure vekilinin sanık hakkındaki davaya katılma talebinde bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.06.2008 gün 2008/5-56-156 sayılı Kararında belirtildiği üzere suç tarihinde 15 yaşını doldurmamış mağdureye CMK.nın 234/2. maddesi uyarınca atanan zorunlu vekilin iradesine üstünlük tanınması gerektiği nazara alındığında mağdure vekilinin temyiz istemi yerinde görülmekle, CMK.nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, suçtan zarar gören mağdureye baroca tayin edilen zorunlu vekilin sanık hakkında açılan davaya katılma talebinde bulunup, mahkemece verilen hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı anlaşılmakla, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdure …’ın davaya katılmasına ve zorunlu vekil Av. …’ün katılan mağdure vekili olarak kabul edilmesine karar verilerek katılan mağdure vekilinin temyizi üzerine yapılan incelemede;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 10.10.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY
CMK.nın 234. maddesi uyarınca atanan mağdurun zorunlu vekili, atandığı ceza davasında mağdura hukuki yardımda bulunmakla görevlidir. Bu görev velinin M.K.daki hak ve yetkilerini bertaraf eden bir hukuki durum yaratamaz. …, …, hükümlerine göre velâyeti altındaki çocuğunun şimdiki ve gelecekteki her türlü hak ve çıkarlarını en geniş şekilde ve en küçük ayrıntısına kadar düşünmesi ve ona göre gerekli irade açıklaması ve karar vermesi gereken kişidir. Nasıl ki, şikâyet ya da kamu davasına katılma gibi durumlarda, 15 yaşını bitirmiş olan mümeyyiz mağdurun iradesi ile zorunlu vekilinin iradesinin çatışması halinde mağdurun iradesi geçerli sayılıyorsa, …, ve CMK. hükümlerine göre, velâyet altında bulunan mağdurun velisinin iradesi ile zorunlu vekilinin iradesinin uyuşmaması halinde, velinin iradesine üstünlük tanınması gerekir. Aksi halde ceza davasında …,daki velâyete ilişkin düzenlemeleri görmezden gelmek ve çocuğun mevcut ve gelecekteki her türlü hak ve çıkarını hukuki yardımdan başka bir görevi ve sorumluluğu olmayan, muhtemelen çocuğu, ailesini ve çevresini hiç ya da yeterince tanımayan zorunlu vekile bırakmak olur ki, hukuk düzeninin böyle bir tercihi kabul ettiği söylenemez. Aleyhinde verilen hükme karşı müdafii tarafından kanun yoluna başvurulduğunda aleyhe bozma yasağı bulunan sanıkla ilgili CMK.nın 266/3. maddesindeki istisnai düzenlemenin kıyas yoluyla burada uygulama imkanı da düşünülemez.
Açıklanan nedenlerle, 9 yaşı içindeki mağdurenin ana ve babasının kovuşturma evresinde sanıktan şikâyetçi olmadıklarını açıkça bildirmiş olmaları karşısında velinin iradesine üstünlük tanınarak, vekilin katılma başvurusunun hukuki sonuç doğurmaya elverişli olmadığından, temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken, sanık aleyhine sonuç doğurabilecek şekilde kamu davasına katılmasına ve buna dayanarak temyiz incelemesi yapılıp hükmün onanmasına ilişkin sayın çoğunluk kararına katılamıyorum.