Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/9537 E. 2013/3750 K. 02.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9537
KARAR NO : 2013/3750
KARAR TARİHİ : 02.04.2013

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı ve yağma suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan beraatine dair Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.04.2007 gün ve 2006/200 Esas, 2007/105 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eyleminden dolayı zamanaşımı süresi içinde dava açılması mümkün görülmüştür.
Olaydan önce tanımadığı sanığa kendi onur ve namusunu ilgilendiren bir konuda iftira atması için geçerli sebep bulunmayan mağdurenin, aşamalarda değişmeyen tutarlı ve samimi anlatımlarına, sanığın kollukta 08.05.2006 tarihinde müdafii huzurunda alınan savunmasına ve dosya kapsamına göre, olay günü apartmanın merdivenlerini süpüren mağdureye fark ettirmeden açık olan kapıdan mağdurenin evine girerek saklanan sanığın, içeri girerek tuvaleti temizlemeye başlayan mağdureyi bıçakla tehdit ederek yatak odasına götürüp tehditle vajinal ve anal yoldan cinsel ilişkiye girdiği, mağdurenin çantasından 20,00 TL parayı almak suretiyle nitelikli cinsel saldırı ve silahla ve konutta yağma suçlarını işlediği sabit olduğu halde, mağdurenin cinsel saldırıya karşı direnmemesinin sanığın bıçakla kendisini tehdit etmesinden, ilişki sonrası kaçmaması ve yardım istememesinin ise sanığın tehditlerini devam ettirmesi ve yaşadığı olayın şokundan kaynaklandığı, mağdurenin sanıktan ayrıldıktan sonra şehrin işlek bir caddesine giderek otobüs durağında ağlaması ve sinir krizi geçirmesi nedeniyle, telefon edilerek çağrılan eşi katılan …’nın yaşadığı şok nedeniyle titreyen, ağlayan ve konuşamayan mağdureyi kucaklayarak araca alıp eve getirdiğinde “Ben bu eve girmem, girmem” diyerek çığlık atması üzerine ısrarla ne olduğunu soran eşine başından geçenleri anlatan ve aynı gün eşiyle birlikte karakola giderek şikâyetçi olan mağdurenin olay hiç kimse tarafından duyulmadığı halde, olayın ortaya çıkmasını sağlayan kişi olduğu ve sanığın aşamalarda çelişkili savunmalarda bulunduğu gözetilmeden sanığın savunmalarının aksine kanıt bulunmadığı, mağdurenin kendi isteğiyle sanıkla cinsel ilişkide bulunduktan sonra muhtemelen sanıkla beraber gezerken görülmesi ve durumun eşine duyurulması korkusu ile şikâyetçi olduğu ve para aldığına dair kanıt bulunmadığı şeklindeki dosya içeriğine uygun olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraat hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.