Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/9808 E. 2013/4355 K. 11.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9808
KARAR NO : 2013/4355
KARAR TARİHİ : 11.04.2013

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına atılı diğer suçtan mahkûmiyetine dair İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.03.2009 gün ve 2008/186 Esas, 2009/73 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23/7 ve 5271 sayılı CMK.nın 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil kararlardan olup, temyiz yeteneği bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiin bu suça ilişkin temyiz isteminin CMK.nın 264. maddesi hükmüne göre itiraz niteliğinde kabul edilip gerekli karar merciince mahallinde verilmek üzere, incelemenin sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, sanık savunmaları, adli raporlar ve tüm dosya kapsamına göre; mağdurenin soruşturma aşamasında cinsel ilişkiye girdiğini ve kızlığının bozulduğunu beyan etmesine karşın sonraki aşamalarda cinsel ilişkiye girmeyip ve sanıkla evlenmeleri engellenmesin diye bu hususta yalan söylediklerini belirtmesi ve mağdure hakkında alınan adli raporda bakire olduğunun belirtildiği gözetilerek sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin cezalandırılmaya yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden ve mağdurenin adli raporları ile doğrulanmayan beyanlarına itibar edilerek dosya kapsamına uymayacak şekilde sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanığın mağdureye yönelik cinsel istismar eylemini değişik zamanlarda ve birden fazla sayıda gerçekleştirdiğine ilişkin iddia ve delil olmayıp bu şekilde eylemin zincirleme şekilde işlendiğine ilişkin cezalandırmaya yeterli kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında TCK.nın 43. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.