YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10025
KARAR NO : 2013/9995
KARAR TARİHİ : 02.10.2013
Zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanıklar …, … ve …’ün yapılan yargılamaları sonunda; sanıklar… ve …’ın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyetlerine, sanık …’nın hakkında atılı suçlardan ceza verilmesine yer olmadığına dair … Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.05.2010 gün ve 2009/55 Esas, 2010/41 Karar sayılı hükümlerin süresi içerisinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar Adem ve Nihat müdafileri, katılan vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar Adem ve Nihat hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri ile sanık … hakkında atılı suçlardan ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümlerin incelenmesinde;
Adli Tıp Kurumu Kocaeli Şube Müdürlüğünün … tarihli raporunda sanık …’nın, işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince geliştiği, …Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinin 25.07.2009 tarihli raporunda ise farik ve mümeyyiz olmadığı belirtilmiş ise de, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 35. maddesi ile Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20/2-3. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığını takdir yetkisinin münhasıran mahkemeye ait olduğunun ve bunun takdiri bakımından da suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu aldırılarak mahkemece sanığın işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamadığı ve davranışlarını yönlendiremediği kanaatine varıldığının anlaşılması karşısında bu hususta tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık … ve Nihat müdafileri ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle sanıklar Adem ve Nihat hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulup usul ve kanuna uygun olan mahkumiyet hükümleri ile katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık … hakkında zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar … ve …hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde ise;
Sanıkların birlikte aynı zaman ve yerde birbirlerini takiben nitelikli cinsel istismar eylemlerini gerçekleştirdiklerinin kabulü karşısında, bizzat gerçekleştirdikleri eylemlerle birlikte her bir sanığın diğerinin eylemine TCK.nın 37. maddesi kapsamında fail olarak katılmış olmalarından dolayı ve mağdurun aşamalarda sanık …’in değişik zamanlarda birden çok kez istismarda bulunduğunu da beyan etmesi ve dosya içeriğine göre sanıklar haklarında aynı Kanunun 43/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Oluş ve kabule göre, sanıkların çocuğun cinsel istismar suçunu mağdura karşı aynı mekanda birbirini takiben birden fazla kişi ile gerçekleştirmiş oldukları anlaşılmakla, cezalarından TCK.nın 103/3. maddesi uyarınca artırım yapılmayarak eksik ceza tayini,
Olay nedeniyle mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulup bozulmadığının tespiti bakımından, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23/B ve 31. maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerinde Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ölçütlerine göre (çocuk psikiyatristinin zorunlu katılımıyla, anılan kanunun 7/f maddesinde 6. İhtisas Kurulunda görev yapması öngörülen diğer dallardan uzman doktorların da iştirakiyle ve toplam en az 5 uzman doktorla) oluşturulmuş bir heyetten rapor alınmasından sonra 5237 sayılı TCK.nın 103/6. maddesinin tatbikine gerek olup olmadığına karar verilmesi gerekirken, usulüne uygun teşekkül etmeyen … Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Adli Tıp Anabilim Dalının 16.11.2009 ve Adli Tıp Kurumu Kocaeli Şube Müdürlüğünün … tarihli raporlarına istinaden sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nın 103/6. maddesinin uygulanmaması,
Uygulamaya göre;
Sanıklar hakkında cebir ve tehdit nedeniyle cezada artırım yapılırken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK.nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanıklar Adem ve Nihat müdafileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.