YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10141
KARAR NO : 2013/5364
KARAR TARİHİ : 02.05.2013
Cinsel taciz suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair … Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 18.03.2011 gün ve 2009/695 Esas, 2011/148 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkla önceden tanışıklığı ve husumeti bulunmayıp kendi … ve namusunu ilgilendiren bir konuda iftira atması için geçerli bir sebepte bulunmayan mağdurenin, kendisine cinsel tacizde bulunan şahsın içerisinde bulunduğu aracın plakasını tereddütsüz olarak bildirmesi, bu aracın trafikte tescilli olduğu şahsın sanık olması, sanığın da söz konusu aracı kendisinden başka kimsenin kullanmadığını belirtmesi, olayın gerçekleştiğini bildirdiği saatlerin, sanığın işyerine turnike ile giriş yaptığı saatten daha önce bir zamanda olması ve sanığı 03.11.2009 tarihinde Savcılıkta verdiği ifade sırasında, yine kovuşturma aşamasındaki 10.03.2010 ile 18.03.2011 tarihli oturumlarda olayı gerçekleştiren kişinin sanık olduğunu kesin olarak teşhis etmesi, bu nedenlerle atılı suçu işleyen kişinin sanık olduğunun açık olması karşısında, tebliğnamenin 1 numaralı bölümündeki bozma isteyen düşünce ile, gerekçeli kararda sanık hakkında CMK.nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilirken “sanığın ileride bir daha suç işlemeyeceğine dair olumlu bir kanaate ulaşılmadığı” şeklinde gerekçe gösterilmesi karşısında tebliğnamenin 4 numaralı bölümündeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
12.10.2009 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığına 12.02.2009 olarak yanlış yazılması,
Sanık hakkında hapis cezasına mahkûmiyetinin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre, 53/1-c madde ve bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar uygulanacağı, alt soyu haricindekiler yönünden ise bu hak yoksunluğunun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, gerekçeli karar başlığında 12.09.2009 şeklinde yazılı olan suç tarihi ile hüküm fıkrasında yer alan, 5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler hükümden çıkartılarak, yerlerine “12.10.2009” ve “sanıkların TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibareleri eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.