Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/10318 E. 2012/9199 K. 01.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10318
KARAR NO : 2012/9199
KARAR TARİHİ : 01.10.2012

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, yaralama ve yağma suçlarından sanıklar … ve …’nın yapılan yargılamaları sonunda; yağma suçundan beraatlerine ve atılı diğer suçlardan mahkûmiyetlerine dair Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.12.2010 gün ve 2009/376 Esas, 2010/432 Karar sayılı cinsel saldırı suçu yönünden re’sen de temyize tâbi hükümlerin Yargıtayca incelenmesi sanıklar ile sanık … müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
20.12.2010 tarihinde sanık … müdafiin yüzüne karşı verilen hükümlerin, sanık tarafından CMUK.nın 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 18.01.2007 tarihinde duruşma talepli olarak temyiz edildiği anlaşıldığından, sanığın süresinden sonra yapılan temyiz ve duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nın 317 ve 318. maddeleri uyarınca reddiyle, incelemenin sanık … ve müdafii ile katılan vekilinin temyizleri ve re’sen de temyize tâbi nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Eylemlerin oluş şekli itibarıyla, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, sanıkların kasta dayalı kusurunun ağırlığı ve olumsuz şahsi ve sosyal durumları dikkate alınıp, hakkaniyet ve oranlılık ilkesi gözetilerek sanıklar hakkında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerekirken, temel cezanın az belirlenmesi ve cebir ve tehdit kullanmak suretiyle direncini kırdıkları mağdureye karşı aynı zaman ve mekanda birbirini takiben ve birden fazla kez nitelikli cinsel saldırı eylemini gerçekleştiren sanıkların, bizzat işledikleri eylemlerden ayrı olarak diğerinin eylemlerine de TCK.nın 37. maddesi anlamında fail olarak katıldıkları anlaşılmasına rağmen cezalarının aynı Kanunun 43. maddesi uyarınca artırılmaması katılan vekilinin temyizi yağma suçundan kurulan hükümlere ilişkin olup karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanık … ve müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanık … hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret ve yaralama suçlarından ve sanık … hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan, cinsel saldırı suçu yönünden re’sen de temyize tâbi hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar hakkında yağma suçundan verilen beraat hükümlerinin incelenmesine gelince;
Mağdurun aşamalardaki samimi anlatımları ve tüm dosya içeriğinden, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde gece vakti ve silah zoruyla araca bindirip ormanlık alana götürdükleri, mağdureyi öldürmekle tehdit edip yaraladıklarının ve bu tehdit ve cebir altında mağdurenin cüzdanında bulunan 35 TL ve 19 Dolar ile elbisesinin cebinde bulunan 50 TL parayı aldıklarının anlaşılması karşısında, sanıkların yağma eylemlerinin sübuta erdiği gözetilmeden oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı biçimde beraatlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.